Aziz Kardeşim, Büyük Türkçü Ümit Özdağ,
Bu satırları sana, çelik gibi bir iradeye sahip olduğuna inanarak, seni tutsak edenlerin titreyerek okuması ümidiyle yazıyorum. Senin şahsında esaret altına alınmak istenen, aslında Türk milletinin ta kendisidir. Zira seni zindana atanların tek korkusu, Türk’ün uyanmasıdır. Çünkü bilirler ki uyandığında, Türk’ün sabrı biter, adaleti keskinleşir ve ihanete geçit vermez!
Bugün ülkemiz, kimliği ve ruhu yok edilmek istenen bir milletin son sığınağıdır. İrticacı göçmen sürüleriyle demografik yapımızı değiştirmek, vatan topraklarımızı bölüp bir terör devleti kurmak isteyenler, senin gibi cesur sesleri susturarak Türk milletini başsız bırakabileceklerini sanıyorlar. Ama unutmasınlar ki, Türk milleti esir düşmez, yalnızca sabrını sınar. O sabrın tükendiği gün, tarih, hainler için bir darağacına dönüşecektir!
Senin zincirlerin, bizim mücadelemizi daha da keskinleştiren birer kılıç olacaktır. Senin esaretin, Türk gençliğinin damarlarına ateş gibi akacak ve nesiller boyu unutulmayacak bir destana dönüşecektir. İhanet karanlıktır, ama karanlığı en iyi parçalayan yıldırım, Türk'ün öfkesidir!
Bil ki yalnız değilsin! Dış güçlerin maşası olan bu hainler, Türk milletini tarihten silemeyecekler. Çünkü bu millet, Ergenekon’dan çıkmış, Çanakkale’de ölüm kusmuş, Sakarya’da yeniden doğmuştur. Sen de bu mücadelenin en ön safında, fikirlerinle ve iradenle hep var olacaksın.
Vakit, hesap gününü bekleme vaktidir. Ve o gün geldiğinde, adaletin tokadı hainleri tarihin çöplüğüne gönderecektir!
Bağrın geniş, başın dik, iraden çelik olsun!
Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!